Kitsch ne zaman çıktı ?

BarnaBi

Global Mod
Global Mod
Kitsch Ne Zaman Çıktı? Bir Estetik Tuzak mı, Yoksa Bir İsyan mı?

Kitsch kelimesi, birçoğumuzun sıkça duyduğu, ancak belki de tam anlamıyla derinlemesine tartışmaya açmadığı bir kavram. Hatta bazılarımız için, kitsch sadece “güzel ama kitsch” diyerek geçiştirilen, sanat dünyasında bir kenara atılan, popüler ama ciddiye alınmayan bir anlayış olabilir. Peki, kitsch’in ne olduğunu ve ne zaman ortaya çıktığını gerçekten biliyor muyuz? Herkesin hoşuna gitmeyen bir şey hakkında düşünmek ve tartışmak, genellikle insanı sıkıcı bulan bir şey olsa da, işte bu yazıda, kitsch’i hem eleştirel bir bakış açısıyla hem de derinlemesine inceleyerek, tartışmaya açmayı amaçlıyorum.

Kitsch, çoğunlukla "popüler kültür" ve "gösterebileceği estetik değeri olmayan" bir sanat akımı olarak tanımlanır. Ama gerçekten, estetik olarak değerlendirilemeyecek kadar kötü müdür? Gerçekten tüm kitsch objeleri ve sanat eserleri basit ve sığ mıdır? Bu yazı, hem bu soruları hem de kitsch'in tarihsel bağlamını irdelemek için bir fırsat olacak.

Erkeklerin genellikle daha stratejik ve pratik bakış açılarıyla, kadınların ise insan odaklı ve duygusal bakış açılarıyla kitsch'i nasıl değerlendirdiklerini keşfederek, bu tartışmaya derinlemesine bir bakış sunmak istiyorum.

Kitsch’in Tarihsel Çıkışı: Bir Akım mı, Yoksa Bir Kaçış mı?

Kitsch, kelime olarak Almanca kökenlidir ve “kırık dökük, basit ya da çirkin” anlamına gelir. Ancak, 19. yüzyılın sonlarına doğru, özellikle Almanya’da, kitsch’in estetik anlamı giderek değişmeye başlamıştır. Sanat dünyasında, kitsch; sıradan halk için erişilebilir, ancak üst sınıflar ve akademik çevreler tarafından küçümsenen eserler olarak tanımlandı. Zamanla, daha geniş bir popüler kültür tanımına evrildi. Özellikle 20. yüzyılın başlarında, modernizmin getirdiği soğuk, soyut estetik anlayışının karşısında, kitsch bir tür “kaçış” olarak belirmeye başladı. Kitsch’in popülerleşmesi, bu dönemin sosyal ve kültürel yapılarıyla doğrudan ilişkilidir. Modernizmin elitist ve genellikle soyut sanat anlayışından sıkılan halk, kitsch'e yöneldi ve bu da “popüler kültür”ün bir parçası haline geldi.

Kitsch, modern sanatın soğuk ve kavramsal dünyasına karşı çıkan bir isyan olarak doğmuş olabilir. O dönemin toplumsal yapısında, sanat, yalnızca bir elit tabakanın tükettiği bir şeydi. Ama kitsch, daha erişilebilir, daha basit ve halk için olan bir sanat türü olarak kendini gösterdi. Örneğin, renkli tablolar, heykeller, popüler kültür objeleri; bunlar kitsch’in doğasında var olan unsurlar haline geldi. Ancak bu, kitsch’in her zaman “hak ettiği” yerin popülerlik olmadığını gösteriyor. Kitsch, zaman zaman popüler olmanın dışında bir de “içerik” arayışına girmeli, değil mi?

Kitsch ve Popüler Kültür: Gösteriş ve Estetik Birlikteliği

Kitsch’in popüler kültürdeki yeri ise tartışılmaya değer. Kitsch, genellikle estetik olarak yüzeysel, hatta bazen kitsch objeleriyle özdeşleşmiş olan “düşük sanat” anlayışının sembolü haline gelmiştir. Ancak burada önemli bir soru doğuyor: Popüler olan bir şey gerçekten değersiz midir? Erkekler bu soruya daha çok stratejik bir bakış açısıyla yaklaşabilirler: "Kitsch, büyük kitlelere hitap ettiği için değerli değildir. Çünkü popüler olanın değeri, genellikle yüksek sanatla ölçülür." Onlar için kitsch, estetik anlamda yetersiz kalır ve sadece hızla tüketilen bir kültürel ürün olarak görülür.

Kadınlar ise kitsch’i daha çok toplumsal bağlarla, duygusal zenginlikle ilişkilendirebilirler. Birçok kadın için, kitsch bazen daha fazla insana hitap eden, daha fazla duygusal bağ kurulan bir şeydir. Örneğin, evlerinde hoş bir tablo ya da rengarenk tasarlanmış bir dekoratif obje, bir kadının kendini ifade etme biçimi olabilir. Kitsch, bir insanın geçmişine, anılarına ya da bir döneme dair duyduğu özleme hitap eder. Bir kadının gözünde, kitsch'in “sığ” olma zorunluluğu yoktur; çünkü duygusal bağlar, estetikten daha önemli olabilir.

Örnek vermek gerekirse, bir kadın için eski bir nostaljik poster ya da rengarenk bir porselen heykel, kitsch olabilir; ancak aynı zamanda bu objenin ona çocukluğundan ya da geçmişinden bir hatıra sunması, onu değerli kılar. Bu objeye duyulan sevgi, o nesnenin estetik değerini aşar. O halde, kitsch ile olan ilişki, yalnızca yüzeysel bir estetik değerlendirme olamaz. Kitsch, kimi zaman içsel duygulara, toplumsal bağlara ya da geçmişe yapılan bir göndermedir.

Kitsch'in Eleştirisi: Yüzeysellik mi, Yoksa Erişilebilirlik mi?

Kitsch’in eleştirilmesi, genellikle onun yüzeysel olması ve estetik anlamda daha derinlemesine bir değer taşımaması gerekçesine dayanır. Ancak bu eleştiriler, genellikle kitlenin kültürel ve sosyal yapılarına da bağlıdır. Birçok sanat eleştirmeni ve teorisyen, kitsch’i tamamen sığ ve ucuz bir estetik olarak değerlendirmiştir. Bu, aynı zamanda toplumların değer yargılarıyla şekillenen bir bakış açısıdır. Örneğin, “yüksek sanat” olarak tanımlanan sanat akımlarına karşı popüler kültür öğeleri (kitsch) sürekli olarak dışlanmıştır.

Fakat kitsch’in, halk kültürüne hizmet etme biçiminin bir anlam taşıyıp taşımadığı hala tartışmalı bir konudur. Kitsch'in "düşük sanat" ya da "katkısız estetik" olarak görülmesi, aslında halkın geniş kitlelerine hitap eden ve onların estetik gereksinimlerini karşılayan bir sanat biçimi olduğunu göz ardı etmek anlamına gelmektedir. Popüler kültürün özü ve evrimi, genellikle herkesin erişebileceği, halkın duygusal ve estetik ihtiyaçlarına hitap eden sanat formlarından doğar.

Sonuç: Kitsch İyi mi, Kötü mü?

Kitsch, bir estetik türü olarak karşımıza çıkarken, ona dair birçok farklı görüş ve yaklaşım bulunmaktadır. Erkekler daha çok stratejik, sonuç odaklı ve kavramsal bir biçimde kitsch’i ele alırken, kadınlar daha çok duygusal bağlar ve insan ilişkileri üzerinden kitsch’i değerlendirebilirler. Her iki bakış açısı da geçerli, ancak hangisinin daha baskın olduğunu tartışmak zor.

Kitsch'in zamanla popüler kültürdeki yeri artarken, bu sanat türü hala “büyük sanat” ile karşılaştırıldığında ikinci planda kalıyor. Peki sizce kitsch, sadece halk için var olan yüzeysel bir sanat türü müdür? Yoksa bu sanat biçimi, toplumsal duyguları ve bireysel bağları daha derinlemesine yansıtıyor olabilir mi?

Forumdaşlar, sizce kitsch’i nasıl değerlendirmeli? Yüzeysel bir zevk mi, yoksa içsel anlam taşıyan bir sanat biçimi mi? Fikirlerinizi bizlerle paylaşın!