En Az Kaç Gram Mehir İstenir? 1 Gram Altınla Başlayan Muhabbet, 10 Dirhemle Gelen Tarih
Düğün hazırlıkları başlayınca insanın karşısına öyle sorular çıkıyor ki bazen “Nikâh mı kıyıyoruz, küçük çaplı bir ekonomi zirvesi mi düzenliyoruz?” diye düşünmeden edemiyor. Salon belli, davetiye belli, takılar konuşulmuş, kahve içilmiş… Sonra bir anda masaya o meşhur soru geliyor:
“Mehir ne olacak?”
İşte burada ortamın havası değişiyor. Bir taraf hesap makinesini açıyor, diğer taraf “Ben zaten çok bir şey istemiyorum ama…” diye başlayan ve sonunda küçük bir emlak portföyüne dönüşebilen bir cümle kurabiliyor.
Fakat işin esprisini bir kenara bırakırsak mehir, İslam hukukunda kadının evlilik sebebiyle kazandığı önemli bir mali haktır. Dolayısıyla “Kaç gram altın istersem ayıp olur?”, “En az 10 gram mı olmalı?”, “1 gram mehir geçerli mi?”, “Mehir mutlaka altın olarak mı verilir?” gibi soruların cevabı yalnızca düğün masasında yapılan pazarlıkla belirlenmiyor.
Dinî açıdan bakıldığında mezhepler arasında farklı görüşler var. Diyanet Din İşleri Yüksek Kurulu'nun açıklamasına göre Hanefî mezhebinde mehrin asgari miktarı 10 dirhem, Mâlikî mezhebinde 3 dirhem gümüştür. Şâfiî ve Hanbelî mezheplerinde ise mehrin alt sınırı bulunmaz. High Board of Religious Affairs
Dolayısıyla internette sıkça görülen “Mehir en az şu kadar gram altın olmalı” şeklindeki kesin cümlelere biraz mesafeli yaklaşmak gerekiyor.
Peki En Az Kaç Gram Altın Mehir Olabilir?
En önemli noktayı baştan söyleyelim: Mehir için bütün Müslümanlar açısından geçerli, “en az şu kadar gram altın” şeklinde belirlenmiş evrensel bir gram sınırı yoktur.
Buradaki karışıklığın temelinde gram altın ile dirhemin aynı şey sanılması yatıyor.
Hanefî fıkhında asgari mehir 10 dirhem olarak ifade edilir. Mâlikîlerde ise 3 dirhem gümüş şeklinde bir alt sınır kabul edilir. Şâfiî ve Hanbelîlerde ise böyle bir alt sınır bulunmadığı belirtilir. High Board of Religious Affairs
Üstelik tarihî dirhemi bugünün kuyumcu terazisine koyup “10 dirhem = kesin olarak X gram altın” demek de doğru bir yöntem değildir. Çünkü dirhem tarihsel bir ağırlık ve para birimi bağlamında kullanılmıştır; altın gramıyla birebir aynı ölçü değildir.
Bu nedenle “Hanefîlere göre mehir en az 10 gram altındır” demek doğru değildir.
Doğru ifade şuna daha yakındır:
Hanefîlere göre mehirde asgari miktar 10 dirhem olarak kabul edilir.
Bu ayrım küçük gibi görünse de forumlarda onlarca tartışmayı baştan bitirebilir.
“O Zaman 1 Gram Altın Mehir Olmaz mı?”
Burada mezhep farkı ve mehir miktarının nasıl belirlendiği önem kazanıyor.
Örneğin Şâfiî ve Hanbelî görüşlerinde mehrin alt sınırı olmadığı belirtiliyor. Bu nedenle “Mutlaka şu kadar gram altın olmalı” şeklinde bütün mezheplere uygulanabilecek bir rakam vermek mümkün değil. High Board of Religious Affairs
Hanefî yaklaşımı esas alınıyorsa ise asgari miktar konusu ayrıca değerlendirilmelidir.
Fakat başka bir ayrıntı daha var: Mehir illa altın olmak zorunda değildir.
Diyanet'in açıklamasına göre ekonomik değeri bulunan ve dinen kullanılmasında sakınca olmayan taşınır veya taşınmaz mallar, ziynet eşyaları ve bazı maddi menfaatler mehir olarak belirlenebilir. High Board of Religious Affairs
Yani mesele sadece:
“Kaç gram?”
değildir.
Bazen asıl soru:
“Ne verilecek, ne zaman verilecek ve bu gerçekten açıkça kararlaştırıldı mı?”
olmalıdır.
Çünkü 100 gram altın deyip ödeme zamanını konuşmamak, düğün günü romantik; birkaç yıl sonra ise muhasebe departmanı açısından oldukça yorucu olabilir.
Mehir Altın Değilse Ne Olur?
Mehir denince zihnimizde hemen bilezik, çeyrek altın, tam altın ve gram altın canlanıyor. Bunun sebebi kültürel alışkanlıklarımız.
Fakat mehir kavramı bundan daha geniş.
Diyanet Din İşleri Yüksek Kurulu, mehir olarak maddi veya mali değeri bulunan çeşitli şeylerin belirlenebileceğini ifade ediyor. Taşınır ve taşınmaz mallar, ziynet eşyaları ve bazı kullanım/yararlanma hakları bunlar arasında sayılıyor. High Board of Religious Affairs
Bu açıdan düşününce ilginç bir tablo ortaya çıkıyor.
Bir çift:
“100 gram altın”
diye anlaşabilir.
Başka bir çift:
“Şu arsa”
diyebilir.
Bir başka çift:
“Şu miktarda para”
üzerinde anlaşabilir.
Dolayısıyla mehir, kuyumcunun vitrinindeki altınların miktarını tahmin etme yarışması değildir.
Asıl mesele, evlilik akdinin doğurduğu mali hakkın belirlenmesidir.
Erkekler Neden Hemen Hesap Makinesine Sarılıyor? Kadınlar Neden Bazen Başka Bir Şeye Bakıyor?
Forumlarda bu konu açıldığında ilginç bir sosyal dinamik ortaya çıkıyor.
Bazı erkekler meseleyi doğal olarak çözüm odaklı ele alıyor:
“Bütçe ne?”
“Kaç gram?”
“Peşin mi?”
“Vadeli mi?”
“Bugünkü fiyat üzerinden mi hesaplanacak?”
Bu yaklaşım aslında kötü değil. Hatta mehir gibi mali sonuç doğuran bir konuda planlama yapmak son derece sağlıklı.
Ancak bazı kadınlar aynı konuşmaya farklı bir pencereden bakabiliyor:
“Bu adam verdiği sözü gerçekten yerine getirecek mi?”
“Benim hakkımı ciddiye alıyor mu?”
“Mehir sadece bir rakam olarak mı görülüyor?”
“Evliliğe başlarken birbirimize karşı adil davranıyor muyuz?”
Burada “erkekler şöyledir, kadınlar böyledir” demek elbette doğru olmaz. Her iki tarafta da hesapçı, romantik, planlı, duygusal, gelenekçi veya son derece pratik insanlar bulunabilir.
Mesela 28 yaşındaki mühendis Ahmet için 50 gram altın meselesi tamamen bir bütçe planıdır. Aynı yaşlardaki Elif için ise “50 gram”dan çok, Ahmet'in açıkça konuşması ve verdiği sözün arkasında durması önemlidir.
Öte yandan başka bir çiftte tam tersi olabilir.
Kadın rakamları tabloya dökerken erkek:
“Benim için önemli olan miktardan ziyade bunu evliliğimizin güvence unsuru olarak görmek”
diyebilir.
Yani karakterleri cinsiyet kalıplarına sıkıştırmak yerine insanların farklı beklentileri olduğunu kabul etmek çok daha gerçekçi.
Mehir Bir “Başlık Parası” mıdır?
Hayır, mehir ile başlık parasını birbirine karıştırmamak gerekir.
Mehir, doğrudan kadının hakkı olarak değerlendirilir. Diyanet'in açıklamasında da erkeğin evlenirken eşine verdiği veya vermeyi taahhüt ettiği para ya da mal olarak tanımlanıyor. Kur'an'da da mehrin kadına verilmesi gerektiği ve verilenin zorla geri alınmaması gerektiğine ilişkin hükümler bulunuyor. High Board of Religious Affairs
Bu nedenle “Kız tarafına şu kadar para verilecek” anlayışı ile mehir aynı şey değildir.
Hatta mehir kadının kişisel hakkıdır.
Düğünde herkesin oturduğu masada “Bu parayı babası ne yapacak?” tartışması açılıyorsa muhtemelen kavramlar birbirine karışmış demektir.
Mehirin sahibi kadındır.
Peşin Mehir mi, Sonradan Ödenecek Mehir mi?
İşin bir de zaman boyutu var.
Diyanet, mehri ödeme zamanına göre mehr-i muaccel ve mehr-i müeccel şeklinde ikiye ayırıyor. Peşin ödenen mehir mehr-i muaccel; ödenmesi sonraya bırakılan mehir ise mehr-i müeccel olarak ifade ediliyor. High Board of Religious Affairs
Düğün hazırlıkları başlayınca insanın karşısına öyle sorular çıkıyor ki bazen “Nikâh mı kıyıyoruz, küçük çaplı bir ekonomi zirvesi mi düzenliyoruz?” diye düşünmeden edemiyor. Salon belli, davetiye belli, takılar konuşulmuş, kahve içilmiş… Sonra bir anda masaya o meşhur soru geliyor:
“Mehir ne olacak?”
İşte burada ortamın havası değişiyor. Bir taraf hesap makinesini açıyor, diğer taraf “Ben zaten çok bir şey istemiyorum ama…” diye başlayan ve sonunda küçük bir emlak portföyüne dönüşebilen bir cümle kurabiliyor.
Fakat işin esprisini bir kenara bırakırsak mehir, İslam hukukunda kadının evlilik sebebiyle kazandığı önemli bir mali haktır. Dolayısıyla “Kaç gram altın istersem ayıp olur?”, “En az 10 gram mı olmalı?”, “1 gram mehir geçerli mi?”, “Mehir mutlaka altın olarak mı verilir?” gibi soruların cevabı yalnızca düğün masasında yapılan pazarlıkla belirlenmiyor.
Dinî açıdan bakıldığında mezhepler arasında farklı görüşler var. Diyanet Din İşleri Yüksek Kurulu'nun açıklamasına göre Hanefî mezhebinde mehrin asgari miktarı 10 dirhem, Mâlikî mezhebinde 3 dirhem gümüştür. Şâfiî ve Hanbelî mezheplerinde ise mehrin alt sınırı bulunmaz. High Board of Religious Affairs
Dolayısıyla internette sıkça görülen “Mehir en az şu kadar gram altın olmalı” şeklindeki kesin cümlelere biraz mesafeli yaklaşmak gerekiyor.
Peki En Az Kaç Gram Altın Mehir Olabilir?
En önemli noktayı baştan söyleyelim: Mehir için bütün Müslümanlar açısından geçerli, “en az şu kadar gram altın” şeklinde belirlenmiş evrensel bir gram sınırı yoktur.
Buradaki karışıklığın temelinde gram altın ile dirhemin aynı şey sanılması yatıyor.
Hanefî fıkhında asgari mehir 10 dirhem olarak ifade edilir. Mâlikîlerde ise 3 dirhem gümüş şeklinde bir alt sınır kabul edilir. Şâfiî ve Hanbelîlerde ise böyle bir alt sınır bulunmadığı belirtilir. High Board of Religious Affairs
Üstelik tarihî dirhemi bugünün kuyumcu terazisine koyup “10 dirhem = kesin olarak X gram altın” demek de doğru bir yöntem değildir. Çünkü dirhem tarihsel bir ağırlık ve para birimi bağlamında kullanılmıştır; altın gramıyla birebir aynı ölçü değildir.
Bu nedenle “Hanefîlere göre mehir en az 10 gram altındır” demek doğru değildir.
Doğru ifade şuna daha yakındır:
Hanefîlere göre mehirde asgari miktar 10 dirhem olarak kabul edilir.
Bu ayrım küçük gibi görünse de forumlarda onlarca tartışmayı baştan bitirebilir.
“O Zaman 1 Gram Altın Mehir Olmaz mı?”
Burada mezhep farkı ve mehir miktarının nasıl belirlendiği önem kazanıyor.
Örneğin Şâfiî ve Hanbelî görüşlerinde mehrin alt sınırı olmadığı belirtiliyor. Bu nedenle “Mutlaka şu kadar gram altın olmalı” şeklinde bütün mezheplere uygulanabilecek bir rakam vermek mümkün değil. High Board of Religious Affairs
Hanefî yaklaşımı esas alınıyorsa ise asgari miktar konusu ayrıca değerlendirilmelidir.
Fakat başka bir ayrıntı daha var: Mehir illa altın olmak zorunda değildir.
Diyanet'in açıklamasına göre ekonomik değeri bulunan ve dinen kullanılmasında sakınca olmayan taşınır veya taşınmaz mallar, ziynet eşyaları ve bazı maddi menfaatler mehir olarak belirlenebilir. High Board of Religious Affairs
Yani mesele sadece:
“Kaç gram?”
değildir.
Bazen asıl soru:
“Ne verilecek, ne zaman verilecek ve bu gerçekten açıkça kararlaştırıldı mı?”
olmalıdır.
Çünkü 100 gram altın deyip ödeme zamanını konuşmamak, düğün günü romantik; birkaç yıl sonra ise muhasebe departmanı açısından oldukça yorucu olabilir.
Mehir Altın Değilse Ne Olur?
Mehir denince zihnimizde hemen bilezik, çeyrek altın, tam altın ve gram altın canlanıyor. Bunun sebebi kültürel alışkanlıklarımız.
Fakat mehir kavramı bundan daha geniş.
Diyanet Din İşleri Yüksek Kurulu, mehir olarak maddi veya mali değeri bulunan çeşitli şeylerin belirlenebileceğini ifade ediyor. Taşınır ve taşınmaz mallar, ziynet eşyaları ve bazı kullanım/yararlanma hakları bunlar arasında sayılıyor. High Board of Religious Affairs
Bu açıdan düşününce ilginç bir tablo ortaya çıkıyor.
Bir çift:
“100 gram altın”
diye anlaşabilir.
Başka bir çift:
“Şu arsa”
diyebilir.
Bir başka çift:
“Şu miktarda para”
üzerinde anlaşabilir.
Dolayısıyla mehir, kuyumcunun vitrinindeki altınların miktarını tahmin etme yarışması değildir.
Asıl mesele, evlilik akdinin doğurduğu mali hakkın belirlenmesidir.
Erkekler Neden Hemen Hesap Makinesine Sarılıyor? Kadınlar Neden Bazen Başka Bir Şeye Bakıyor?
Forumlarda bu konu açıldığında ilginç bir sosyal dinamik ortaya çıkıyor.
Bazı erkekler meseleyi doğal olarak çözüm odaklı ele alıyor:
“Bütçe ne?”
“Kaç gram?”
“Peşin mi?”
“Vadeli mi?”
“Bugünkü fiyat üzerinden mi hesaplanacak?”
Bu yaklaşım aslında kötü değil. Hatta mehir gibi mali sonuç doğuran bir konuda planlama yapmak son derece sağlıklı.
Ancak bazı kadınlar aynı konuşmaya farklı bir pencereden bakabiliyor:
“Bu adam verdiği sözü gerçekten yerine getirecek mi?”
“Benim hakkımı ciddiye alıyor mu?”
“Mehir sadece bir rakam olarak mı görülüyor?”
“Evliliğe başlarken birbirimize karşı adil davranıyor muyuz?”
Burada “erkekler şöyledir, kadınlar böyledir” demek elbette doğru olmaz. Her iki tarafta da hesapçı, romantik, planlı, duygusal, gelenekçi veya son derece pratik insanlar bulunabilir.
Mesela 28 yaşındaki mühendis Ahmet için 50 gram altın meselesi tamamen bir bütçe planıdır. Aynı yaşlardaki Elif için ise “50 gram”dan çok, Ahmet'in açıkça konuşması ve verdiği sözün arkasında durması önemlidir.
Öte yandan başka bir çiftte tam tersi olabilir.
Kadın rakamları tabloya dökerken erkek:
“Benim için önemli olan miktardan ziyade bunu evliliğimizin güvence unsuru olarak görmek”
diyebilir.
Yani karakterleri cinsiyet kalıplarına sıkıştırmak yerine insanların farklı beklentileri olduğunu kabul etmek çok daha gerçekçi.
Mehir Bir “Başlık Parası” mıdır?
Hayır, mehir ile başlık parasını birbirine karıştırmamak gerekir.
Mehir, doğrudan kadının hakkı olarak değerlendirilir. Diyanet'in açıklamasında da erkeğin evlenirken eşine verdiği veya vermeyi taahhüt ettiği para ya da mal olarak tanımlanıyor. Kur'an'da da mehrin kadına verilmesi gerektiği ve verilenin zorla geri alınmaması gerektiğine ilişkin hükümler bulunuyor. High Board of Religious Affairs
Bu nedenle “Kız tarafına şu kadar para verilecek” anlayışı ile mehir aynı şey değildir.
Hatta mehir kadının kişisel hakkıdır.
Düğünde herkesin oturduğu masada “Bu parayı babası ne yapacak?” tartışması açılıyorsa muhtemelen kavramlar birbirine karışmış demektir.
Mehirin sahibi kadındır.
Peşin Mehir mi, Sonradan Ödenecek Mehir mi?
İşin bir de zaman boyutu var.
Diyanet, mehri ödeme zamanına göre mehr-i muaccel ve mehr-i müeccel şeklinde ikiye ayırıyor. Peşin ödenen mehir mehr-i muaccel; ödenmesi sonraya bırakılan mehir ise mehr-i müeccel olarak ifade ediliyor. High Board of Religious Affairs