Emre
New member
Bu nedenle 2026'da “defter tasdiki artık yok” demek yerine:
“Bazı ticari defterlerde elektronik sisteme geçiş nedeniyle fiziki noter onayı yerine elektronik kayıt sistemi uygulanıyor”
demek daha doğru bir ifade.
Üstelik mevcut şirketler açısından geçiş kuralları da defterin türüne ve şirketin durumuna göre değişebiliyor.
Ticaret Bakanlığı'nın ETDS bilgilendirmelerinde, fiziki defterden elektronik sisteme geçecek şirketlerin bazı durumlarda fiziki defterlerinin kapanış onayını yaptırmaları gerektiği açıkça belirtiliyor.
Yani “elektroniğe geçtim, eski defteri tamamen yok sayabilirim” şeklinde düşünmek doğru değil.
Noter Kapısındaki Sessiz Değişim
Bir hafta sonra Murat'la notere gittik.
Eskiden alışık olduğumuz görüntü hâlâ oradaydı.
Elinde defterle bekleyen insanlar...
Evraklarını kontrol eden şirket sahipleri...
Muhasebeciler...
Ama konuşmalar değişmişti.
Bir adam yanındaki arkadaşına:
“Elektronik sistem işi her şeyi değiştirecek galiba,” dedi.
Arkadaşı:
“Bence iyi oldu, ama neyin değiştiğini anlamak lazım,” diye cevap verdi.
Bu cümle aklımda kaldı.
Çünkü dijital dönüşümün en büyük problemi bazen teknolojinin kendisi değil, insanların değişen kuralları eski bilgilerle yorumlamasıdır.
Bir uygulama elektronik hale geldiğinde, “artık hiçbir yükümlülük yok” sonucu çıkmaz.
Tam tersine, bazı sorumluluklar farklı biçimde devam edebilir.
Kayıt yükümlülüğü başka şeydir.
Noter onayı başka şeydir.
Elektronik sistemde kayıt tutulması başka şeydir.
Muhasebe kayıtlarının Vergi Usul Kanunu açısından değerlendirilmesi ise ayrı bir konudur.
Bunların hepsini “defter tasdiki” başlığı altında toplamak kafa karışıklığını büyütebilir.
Peki Fiziki Defter Tutanlar Ne Yapacak?
İşte forumlarda en çok sorulan soru burası.
Fiziki defter kullanmaya devam eden şirketler açısından “bütün tasdik işlemleri bitti” şeklinde genel bir sonuç çıkarılmamalı.
Türk Ticaret Kanunu'nda fiziki ortamda tutulan ticari defterlerin açılış ve belirli defterlerin kapanış onaylarına ilişkin hükümler devam ediyor. Örneğin yevmiye defterinin kapanış onayı için ilgili faaliyet dönemini takip eden altıncı ayın sonuna kadar süre öngörülüyor; yönetim kurulu karar defterinde ise farklı bir süre bulunuyor.
Bu yüzden işletme sahibi açısından en güvenli yaklaşım:
Önce hangi defterleri tuttuğunu belirlemek.
Sonra bu defterlerin fiziki mi elektronik mi olduğunu kontrol etmek.
Ardından şirketinin ETDS kapsamında olup olmadığını ve ilgili geçiş kurallarını incelemek.
Son olarak da muhasebecisi veya şirket danışmanıyla uygulamayı teyit etmek.
Çünkü tek bir cümleyle bütün şirketlere uygulanabilecek “tasdik artık yok” şeklinde bir kuraldan söz etmek doğru olmaz.
Defterlerin Hikâyesi Aslında Bir Güven Hikâyesi
Kemal Bey birkaç gün sonra eski defterleri arşivden çıkardı.
“Bunları atacak mıyız?” diye sordu.
Murat hemen:
“Hayır,” dedi.
Elif de ekledi:
“Geçmişi dijitale aktarmak, geçmişi yok etmek anlamına gelmez.”
Bu kez Kemal Bey gülümsedi.
“Demek mesele defteri kaldırmak değilmiş.”
Murat başını salladı.
“Mesele kayıt sistemini değiştirmek.”
Bence bütün hikâyenin en önemli noktası da buydu.
Türkiye'de ticari kayıt düzeni kağıttan elektroniğe doğru ilerliyor. Ancak elektronikleşme, ticari kayıt tutma sorumluluğunun ortadan kalkması anlamına gelmiyor.
Ticaret Bakanlığı'nın 2025 tarihli ETDS bilgilendirmesine göre elektronik sisteme geçen şirketlerin fiziki defterlerine ilişkin bazı kapanış işlemleri de söz konusu olabiliyor ve fiziki defterlerin saklanmasına ilişkin yükümlülükler devam ediyor. Bakanlığın bilgilendirmesinde bu defterlerin, son kaydın yapıldığı takvim yılının bitiminden itibaren on yıl boyunca saklanması gerektiği belirtiliyor.
Dolayısıyla “elektronik oldu, eski defter çöpe” yaklaşımı da doğru değil.
Sonuç: 2026’da “Defter Tasdiki Kalktı” Demek Neden Eksik Kalıyor?
Hikâyenin başındaki soruya dönelim:
Defter tasdiki kalktı mı?
Genel olarak hayır.
Ancak ticari defterlerin elektronik ortama taşınmasıyla birlikte özellikle ETDS kapsamında önemli değişiklikler yaşandı. Bazı defterler için elektronik ortamda tutma zorunluluğu getirildi, bazı defterlerde elektronik tutma imkânı sağlandı ve elektronik tutulan defterler bakımından noter onayı gerekmeyen bir sistem oluşturuldu.
Bu nedenle 2026 itibarıyla en doğru soru artık:
“Defter tasdiki kalktı mı?” değil, “Benim tuttuğum hangi defter için hangi onay veya elektronik kayıt yükümlülüğü var?”
sorusu.
Bence bu ayrım önemli.
Çünkü mevzuatta bir kapının kapanması, bütün binanın ortadan kalktığı anlamına gelmez.
Sadece başka bir kapı açılmış olabilir.
Ve bazen o yeni kapının üzerinde “ETDS” yazıyordur.
Forumda Asıl Merak Ettiğim Şey
Şimdi topu size bırakayım.
Sizin işletmenizde bu geçiş nasıl oldu?
Noter üzerinden yürüttüğünüz işlemler azaldı mı?
ETDS konusunda muhasebeciniz size ayrıntılı bilgi verdi mi?
Yoksa hâlâ “defter tasdiki kalktı” ile “bazı defterlerin onay şekli değişti” ifadeleri arasında gidip mi geliyorsunuz?
Özellikle yıllardır fiziki defter kullanan işletmeler için bu değişimin günlük hayatta nasıl karşılık bulduğunu merak ediyorum.
Çünkü mevzuat metinlerinde birkaç paragraf gibi görünen değişiklikler, gerçek hayatta bir şirketin arşiv düzeninden muhasebe süreçlerine, çalışanların alışkanlıklarından sorumluluk paylaşımına kadar pek çok şeyi değiştirebiliyor.
Belki de birkaç yıl sonra bugün arşiv odasında gördüğümüz o kalın defterler, eski ticaret hayatının sembolleri olarak kalacak.
Ama onların temsil ettiği şey, yani düzenli kayıt, hesap verebilirlik, güven ve geçmişe dönüp bakabilme imkânı, elektronik sistemde de yaşamaya devam edecek.
Asıl değişen defterin kendisi olabilir.
Fakat kayıt tutma ihtiyacı hâlâ yerinde duruyor.
“Bazı ticari defterlerde elektronik sisteme geçiş nedeniyle fiziki noter onayı yerine elektronik kayıt sistemi uygulanıyor”
demek daha doğru bir ifade.
Üstelik mevcut şirketler açısından geçiş kuralları da defterin türüne ve şirketin durumuna göre değişebiliyor.
Ticaret Bakanlığı'nın ETDS bilgilendirmelerinde, fiziki defterden elektronik sisteme geçecek şirketlerin bazı durumlarda fiziki defterlerinin kapanış onayını yaptırmaları gerektiği açıkça belirtiliyor.
Yani “elektroniğe geçtim, eski defteri tamamen yok sayabilirim” şeklinde düşünmek doğru değil.
Noter Kapısındaki Sessiz Değişim
Bir hafta sonra Murat'la notere gittik.
Eskiden alışık olduğumuz görüntü hâlâ oradaydı.
Elinde defterle bekleyen insanlar...
Evraklarını kontrol eden şirket sahipleri...
Muhasebeciler...
Ama konuşmalar değişmişti.
Bir adam yanındaki arkadaşına:
“Elektronik sistem işi her şeyi değiştirecek galiba,” dedi.
Arkadaşı:
“Bence iyi oldu, ama neyin değiştiğini anlamak lazım,” diye cevap verdi.
Bu cümle aklımda kaldı.
Çünkü dijital dönüşümün en büyük problemi bazen teknolojinin kendisi değil, insanların değişen kuralları eski bilgilerle yorumlamasıdır.
Bir uygulama elektronik hale geldiğinde, “artık hiçbir yükümlülük yok” sonucu çıkmaz.
Tam tersine, bazı sorumluluklar farklı biçimde devam edebilir.
Kayıt yükümlülüğü başka şeydir.
Noter onayı başka şeydir.
Elektronik sistemde kayıt tutulması başka şeydir.
Muhasebe kayıtlarının Vergi Usul Kanunu açısından değerlendirilmesi ise ayrı bir konudur.
Bunların hepsini “defter tasdiki” başlığı altında toplamak kafa karışıklığını büyütebilir.
Peki Fiziki Defter Tutanlar Ne Yapacak?
İşte forumlarda en çok sorulan soru burası.
Fiziki defter kullanmaya devam eden şirketler açısından “bütün tasdik işlemleri bitti” şeklinde genel bir sonuç çıkarılmamalı.
Türk Ticaret Kanunu'nda fiziki ortamda tutulan ticari defterlerin açılış ve belirli defterlerin kapanış onaylarına ilişkin hükümler devam ediyor. Örneğin yevmiye defterinin kapanış onayı için ilgili faaliyet dönemini takip eden altıncı ayın sonuna kadar süre öngörülüyor; yönetim kurulu karar defterinde ise farklı bir süre bulunuyor.
Bu yüzden işletme sahibi açısından en güvenli yaklaşım:
Önce hangi defterleri tuttuğunu belirlemek.
Sonra bu defterlerin fiziki mi elektronik mi olduğunu kontrol etmek.
Ardından şirketinin ETDS kapsamında olup olmadığını ve ilgili geçiş kurallarını incelemek.
Son olarak da muhasebecisi veya şirket danışmanıyla uygulamayı teyit etmek.
Çünkü tek bir cümleyle bütün şirketlere uygulanabilecek “tasdik artık yok” şeklinde bir kuraldan söz etmek doğru olmaz.
Defterlerin Hikâyesi Aslında Bir Güven Hikâyesi
Kemal Bey birkaç gün sonra eski defterleri arşivden çıkardı.
“Bunları atacak mıyız?” diye sordu.
Murat hemen:
“Hayır,” dedi.
Elif de ekledi:
“Geçmişi dijitale aktarmak, geçmişi yok etmek anlamına gelmez.”
Bu kez Kemal Bey gülümsedi.
“Demek mesele defteri kaldırmak değilmiş.”
Murat başını salladı.
“Mesele kayıt sistemini değiştirmek.”
Bence bütün hikâyenin en önemli noktası da buydu.
Türkiye'de ticari kayıt düzeni kağıttan elektroniğe doğru ilerliyor. Ancak elektronikleşme, ticari kayıt tutma sorumluluğunun ortadan kalkması anlamına gelmiyor.
Ticaret Bakanlığı'nın 2025 tarihli ETDS bilgilendirmesine göre elektronik sisteme geçen şirketlerin fiziki defterlerine ilişkin bazı kapanış işlemleri de söz konusu olabiliyor ve fiziki defterlerin saklanmasına ilişkin yükümlülükler devam ediyor. Bakanlığın bilgilendirmesinde bu defterlerin, son kaydın yapıldığı takvim yılının bitiminden itibaren on yıl boyunca saklanması gerektiği belirtiliyor.
Dolayısıyla “elektronik oldu, eski defter çöpe” yaklaşımı da doğru değil.
Sonuç: 2026’da “Defter Tasdiki Kalktı” Demek Neden Eksik Kalıyor?
Hikâyenin başındaki soruya dönelim:
Defter tasdiki kalktı mı?
Genel olarak hayır.
Ancak ticari defterlerin elektronik ortama taşınmasıyla birlikte özellikle ETDS kapsamında önemli değişiklikler yaşandı. Bazı defterler için elektronik ortamda tutma zorunluluğu getirildi, bazı defterlerde elektronik tutma imkânı sağlandı ve elektronik tutulan defterler bakımından noter onayı gerekmeyen bir sistem oluşturuldu.
Bu nedenle 2026 itibarıyla en doğru soru artık:
“Defter tasdiki kalktı mı?” değil, “Benim tuttuğum hangi defter için hangi onay veya elektronik kayıt yükümlülüğü var?”
sorusu.
Bence bu ayrım önemli.
Çünkü mevzuatta bir kapının kapanması, bütün binanın ortadan kalktığı anlamına gelmez.
Sadece başka bir kapı açılmış olabilir.
Ve bazen o yeni kapının üzerinde “ETDS” yazıyordur.
Forumda Asıl Merak Ettiğim Şey
Şimdi topu size bırakayım.
Sizin işletmenizde bu geçiş nasıl oldu?
Noter üzerinden yürüttüğünüz işlemler azaldı mı?
ETDS konusunda muhasebeciniz size ayrıntılı bilgi verdi mi?
Yoksa hâlâ “defter tasdiki kalktı” ile “bazı defterlerin onay şekli değişti” ifadeleri arasında gidip mi geliyorsunuz?
Özellikle yıllardır fiziki defter kullanan işletmeler için bu değişimin günlük hayatta nasıl karşılık bulduğunu merak ediyorum.
Çünkü mevzuat metinlerinde birkaç paragraf gibi görünen değişiklikler, gerçek hayatta bir şirketin arşiv düzeninden muhasebe süreçlerine, çalışanların alışkanlıklarından sorumluluk paylaşımına kadar pek çok şeyi değiştirebiliyor.
Belki de birkaç yıl sonra bugün arşiv odasında gördüğümüz o kalın defterler, eski ticaret hayatının sembolleri olarak kalacak.
Ama onların temsil ettiği şey, yani düzenli kayıt, hesap verebilirlik, güven ve geçmişe dönüp bakabilme imkânı, elektronik sistemde de yaşamaya devam edecek.
Asıl değişen defterin kendisi olabilir.
Fakat kayıt tutma ihtiyacı hâlâ yerinde duruyor.