Mütevazı hangi dil ?

Irem

New member
Mütevazı Hangi Dil? Bir Duruş, Bir Dil, Bir Strateji

Mütevazılık… Hani şu “ne kadar az görünürsen o kadar değerlisin” felsefesinin hayat bulmuş hali. Ama biraz düşününce, bu kadar derin bir kavramın tek bir dilde konuşulabileceğini iddia etmek, gerçekten büyük bir hata olur. Kendisini bir tür "görünürlük azalma taktiği" olarak konumlandıran bu erdem, acaba toplumun dört bir yanındaki herkes tarafından aynı dille mi konuşuluyor? Hadi gelin, mütevazılığın dili hakkında biraz kafa patlatalım, hem de eğlenceli bir bakış açısıyla.

Mütevazılık: Bir Dil mi, Bir Strateji mi?

İlk önce şunu netleştirelim: Mütevazılık ne zaman sadece “bir dil” haline gelir? Bence, bu tam olarak toplumsal normlar ve bireysel stratejilerle şekillenen bir süreç. Çünkü mütevazılık bir tür toplumsal pazarlık gibi: “Ben seni çok fazla rahatsız etmeyeyim, sen de beni rahat bırakma.” Yani mütevazılığı kullanırken, aslında "benim olmanın bir bedeli yok" mesajını vermek, çoğu zaman da bir avantaj sağlamak olabilir.

Düşünsenize, mütevazı bir şekilde davet edilmediğiniz bir toplantıda hep arka planda kalıp, bir şekilde herkesin sizin ne kadar naif olduğunuzu anlamasını sağlıyorsunuz. Sonra, o grup selfie’sinin tam ortasında siz varsınız, çünkü kimse “sizin” mütevazılığınızı fark edememiştir. İşte bu, aslında mütevazılığın biraz "stratejik" yönüdür.

Erkekler ve Çözüm Odaklı Mütevazılık: Bir Hedef Belirleme Meselesi

Tabii ki, hepimizin zihninde belirli kalıplar var ve mütevazılık da bu kalıplardan nasibini alıyor. Mesela, erkeklerin mütevazılığı genellikle çözüm odaklı bir yaklaşımı temsil eder. Bir erkek mütevazı olduğunda, o genellikle kendi başarısını abartmaz ama bir şekilde başarıya giden yolu çok iyi bilir. O kadar mütevazıdır ki, aslında hepimizin içinde sessizce "şu işi halledebilirim" diyen bir tını duyarsınız.

Şimdi örnek verelim: Farz edelim ki bir erkek, zorlu bir projeyi başarıyla tamamladı ve mütevazı bir şekilde bunu dile getiriyor. Nasıl bir tavır sergiliyor? Kendisini övmek yerine, takım arkadaşlarının başarılarını vurguluyor. Ancak arka planda bir planı vardır: Bu başarıyı, ilerleyen zamanlarda “diğerlerine” anlatmak için kullanacaktır. Çünkü mütevazı olmak, aynı zamanda strateji yapmayı gerektirir, değil mi?

Bu örnek, bazen mütevazılığın erkekler için aslında bir tür "iş yapma biçimi" haline dönüştüğünü de gözler önüne seriyor. Çünkü onlar, mütevazılığı bir iş stratejisi gibi kullanırken, aynı zamanda başarıyı kimseyi kırmadan, doğrudan ortaya koymamaya çalışırlar.

Kadınlar ve Empatik Mütevazılık: Duygusal Akıl Yürütme

Kadınlar mütevazılığı genellikle çok daha empatik bir şekilde kullanır. "Başarıyı sergileyerek kendini övmek" yerine, çevresindekilerin duygularını anlamak ve onlarla ilişki kurmak üzerine bir mütevazılık anlayışı gelişmiştir. Kadınlar, mütevazı bir şekilde kendilerini geri planda tutarak, karşılarındaki kişinin duygusal ihtiyaçlarına odaklanabilirler. Bu bazen bir erdem olarak görülürken, bazen de toplumsal normların kadınlardan beklediği “görünmeyen” olma durumudur.

Mesela, bir kadın sosyal bir ortamda mütevazı davranırken, o aslında başkalarını öne çıkarır, onları dinler, onların hislerini önemser. Fakat bu, yalnızca "görünürlük" meselesi değildir. Kadınların mütevazılığı, ilişkiler kurma, başkalarına değer verme ve her durumda dengeyi sağlama çabasıdır. Ancak bir bakıma, bu mütevazılık da onları çoğu zaman görünmeyen kahramanlar yapar. Gerçekten de toplum, kadınların duygusal iş yükünü ve onların empatik mütevazılıklarını ne kadar fark eder?

Kadınların mütevazılığı genellikle çok katmanlıdır; hem kendini ifade etme biçimleri hem de başkalarına duyduğu sorumluluk hissiyle iç içedir. Bu, bir kadının diğerlerini dinleyerek çözüm bulmaya çalışırken, aynı zamanda başkalarının kendisi hakkında ne düşündüğüne dair duyduğu kaygıyı da yansıtır.

Mütevazılık: Bir Toplumun İhtiyacı mı, Yoksa Kişisel Bir Tercih mi?

Bazen mütevazılık, sadece bireysel bir tercih değil, toplumsal bir gereklilik haline gelir. Toplum, bir kişiden ne bekler? Görünür olmak mı, yoksa arka planda durmak mı? Belki de mütevazılık, bir tür sosyal uyum sağlama biçimidir. Çünkü toplumsal normlar, başkalarına göre davranmayı, onları gözetmeyi, adeta onları "ön plana çıkarmayı" bekler.

Birçok kişi için mütevazılık, aslında toplumun benimsediği ve onayladığı bir davranış biçimidir. İster bir erkek, ister bir kadın, toplumsal normlarla çatışmamak adına, kendini "görünür" kılmaktan kaçınabilir. Ancak bu "toplumun beklediği mütevazılık" her zaman içsel bir değer olarak hissedilmeyebilir.

Peki, mütevazılığı seçmek gerçekten bireysel bir tercihle mi yoksa toplumsal baskılarla mı daha çok alakalı? Belki de hepimizin bu konuda biraz kafa karıştırıcı bir yolu var.

Tartışma Soruları:

1. Mütevazılık, bir toplumun genel değerlerinden mi kaynaklanır, yoksa bireysel bir tercihten mi?

2. Erkeklerin ve kadınların mütevazılığı farklı şekillerde kullanmasının toplumda yarattığı etkiler nelerdir?

3. Sosyal medya çağında, mütevazılığı nasıl farklı bir şekilde inşa edebiliriz? Görünürlük ve mütevazılık arasındaki ilişkiyi nasıl dengeleyebiliriz?